“Yeni insanlar tanıyacaksın, umutsuzluk aynı. İnsanın kalbini kesen şey değişmiyor. Hiçbir zaman içinden atamadığın o yabancılık seninle yaşlanır. Sen aslında halen arabeski seviyorsun. Rakı aslında tüm zamanların içkisidir. Ne zaman güzel romanlar okusan oradaki kişilerden biri sanıyorsun kendini. Aslında sen oldum olası Türkan Şoray’a âşıksın koçum! Ötesini berisini siktir et! Bunlar hikâye… Yok sezar, yok somonlu falan; en kralı çoban salatadır senin için hâlâ. Sadri Alışık’ın Ofsayt Osman’ını bugün tekrar izlesen seni yine ağlatabilir. Kim varsa var, Attilâ İlhan yine de büyük şair. Halen Emperyal Oteli’ni dışarı çıkıp bağıra bağıra okusan dünya değişebilir.”
Bugün blogum çocukların.

SORU: 23 NİSAN GÜNÜ SABAH UYANDIĞINIZDA ELİNİZE BİR SİHİRLİ DEĞNEK VERİLSEYDİ DÜNYADA NELERİ DEĞİŞTİRMEK İSTERDİNİZ?
-DÜNYADA HİÇ KÖTÜLÜK OLMAMASINI İSTERİM.BÜTÜN ÇOCUKLARIN MUTLU OLMASINI İSTERDİM. BİR DE DÜNYADA SULARIMIZIN BOŞ HARCANMAMASINI VE HERKESİN BARIŞ İÇİNDE YAŞAMALARINI DİLİYORUM.
HASAN ERDENİZ - 1B Sınıfı Öğrencisi
Resim - Tohum Otizm Vakfı
Yazı - UNICEF

Daha küçük bir prensken
Annemle prenses anlatırdık.
Ben denize bakardım annem ağlıyor
Babam cephede düşman, düşmemiş
Bir şövalye geziniyor atı var kır
Annemin içinde kadınlar ağlar
Duvarlar varlar
Ben tekrar pencereye çıkınca
Bütün kuşlar havaya giriyor
Namazlarımı çok aksatıyorum.— Ah Muhsin Ünlü
“Marge, ya yanlış dini seçtiysek? Her hafta kiliseye gidip, tanrıyı delirtiyor olabiliriz.” Homer Simpson
Şükretmesini bilenlere.
Kalbimi delip geçen şarkılar var. Sanki birlik olup ağzıma sıçmak için yaratılmışlar.
Neden bu kadar çok kitap okuyorsun?
- Neden balıklar su altında boğulmuyorlar? neden kediler hep dört ayaklarının üstüne düşüyor? neden sevdiğimiz ölüler ve sevmediğimiz diriler çok…
Neden bu kadar çok kitap okuyorsun?
- Ne yapayım? Aptallıklarınızın bir parçası mı olayım? Bana böyle bir soru soran biriyle bir kaç saat konuşmak zorunda kalmaktansa ömrüm boyunca kitaplara gömülmeyi tercih ediyorum..
Neden bu kadar çok kitap okuyorsun?
- “Sorma neden niçin, her şey yalnızlıktan..”
Ali Lidar.
Kahraman: bana bak, sana bir şey söyliyim mi?
-söyle
- kimseye söylemek yok ama!
- iyi ya söylemem.
- yemin et bakiyim.
-valla billa söylemem.
-:ben ölücekmişim.
- ne var oğlum bunda yemin ettiricek?
- hiiiiç..ama abimle halit abim “duydun mu?” diye bağırdılar akşam bana. ben de korkudan “duymadım” dedim.
-sen sahiden ölürsen bilyalar nolucak?
- ne biliyim ben.
- bana versene?
- iyi ya, ölünce abimden alırsın.
- yaşa ulan!
..
(ağlamıyorum, gözüme birşey kaçtı.)
[Flash 9 is required to listen to audio.]
Aklıma geldin.
Burçin. Ankara. RSS ile abone ol.